Friday, December 29, 2006

KIYMETİNİ BİLMEK LAZIM


Eski çiftlik evini restore etmek için tuttuğum marangoz, işteki ilk gününü zorlukla tamamlamıştı. Arabasının patlayan lastiği onun ise bir saat geç gelmesine neden olmuş, elektrikli testeresi iflas etmiş ve simdi de eski püskü pikabı çalışmayı reddetmişti. Onu evine götürürken yanımda adeta bir tas gibi oturuyordu. Evine ulaştığımızda beni, ailesiyle tanışmam için davet etti. Eve doğru yürürken küçük bir ağacın önünde kısa bir süre durdu,dalların uçlarına her iki eliyle dokundu.Kapı açıldığında; adam şaşırtıcı bir şekilde değişti. Yanık yüzü tebessümle kaplandı, iki küçük çocuğunu kucakladı ve esine kocaman bir öpücük verdi.Daha sonra beni arabaya yolcu etmeye geldiğinde ; ağacın yanından geçerken merakim daha da arttı ve ona eve giderken gördüğüm olayı sordum. "O, benim dert ağacım," dedi. "Elimde olmadan isimde bazı sorunlar çıkıyor, ama şundan eminim ki o sorunlar, evime, esime ve çocuklarıma ait değil.Bunun için bu sorunları her aksam eve girerken o ağaca asıyorum. Sabahları tekrar onları oradan alıyorum. Ama komik olan ne biliyor musunuz? "Ertesi sabah onları almaya gittiğimde, astığım kadar çok olmadıklarını görüyorum...." Öfkeyle geçen her dakikanız, mutluluğunuzdan çalınmış 60 saniyedir

Wednesday, December 27, 2006

HAYATA DAİR


Ewan 22 yasina o sene basmisti, kendinden emin çok zeki ve çok çekici bir genç adam olmanin asaletini tasiyordu. 10 gün sonra Kore'deki bir savasa katilmak üzere Ingiltere'den ayrilacakti, hiç birseyden korkmuyordu ama duygusalligi nedeniyle, ülkesinden ayrilma fikri zor geliyordu ona. "Holly'den olumlu cevap geldi ve mektuplar ardi arkasina yazilmaya baslandi. Her yeni mektupta birbirlerinden biraz daha etkileniyor, yüreklerini birbirlerine biraz daha açiyorlardi. 2 sene bu sekilde geçip gitti. Ewan ve Holly birbirlerine belki binlerce mektup yazmis, her mektuptan ayri tatlar almislardi. Ewan'in ülkeye geri dönme zamani gelmisti, son mektubunda Holly'i görmek istedigini yazdi. "Ancak seni taniyabilmem için bana bir resmini gönder lütfen" diye ekledi. Holly bulusmayi kabul etti fakat resmi göndermedi. "Resmin ne önemi var ki? Bizi ilgilendiren kalplerimiz degil mi? Yakama kirmizi bir çiçek takacagim." dedi. Günler birbirini kovaladi ve Ewan ülkeye döndü. Trenden indigi ilk anda gözleri Holly'i aradi. Bir müddet bakindi, sonra kalabaligin arasindan simdiye dek gördügü en güzel kadin belirdi. Uzunboylu, çok güzel vücutlu, uzun sari saçli, masmavi iri gözleri ve mavi elbisesiyle muhtesem bir kadindi. Kadina dogru bir adim atti, ama yakasinda hiç birsey yoktu. Kadin gözlerine bakti ve "Merhaba denizci, benimle gelmek ister misin?" diye sordu. Tam o sirada güzel kadinin omuzunun üzerinden, yakasinda kirmizi çiçek olan kadini gördü. Kisa boylu, sisman sayilacak kiloda, gri kisa saçli, tozlu uzun pardisesü ve kalin bilekleriyle öylece duruyordu. Ewan saskindi, az önce hayatinda gördügü en güzel kadindan bir teklif almisti ancak karsisinda da yüregine asik oldugu kadin duruyordu. Kendini toparladi ve yanindan geçen dünyalar güzeli kadina aldirmadan ilerledi. Elinde Holly'le birbirlerini tanimalarini saglayan kitap vardi. Elini uzatti, "Merhaba Holly" dedi gözlerinin içi gülerek. "Pardon" dedi kadin."Ben Holly degilim. Az önce buradan geçen sari saçli mavi elbiseli bayan yakama bu çiçegi takti ve bunun hayatinin sinavi oldugunu söyledi. Sizi garin çikisindaki cafe'de bekliyormuş. belki yasamak boyle daha guzel

Sunday, December 03, 2006

ANLAYANA


Bir yerlerde tıkanıp kalıyor hep hayat. Mutluluklar,aşklar,ilişkiler,dostluklar,maddi konular hep bir sarsıntı halindeler. İnsanı derinden sarsıp hatta çoğu zaman yıkıp karşınıza geçip bakıyorlar nasıl toparlanacaksınız diye insanlar. Tabi eğer siz bunları hala insan diye nitelendirebiliyorsunuz. İlişkiler hep bir zararla bitiyor,kimi zaman kalbinizi kırıyor,kimi zaman bütçenizi… ama her iki durumda da olan size oluyor karşı tarafın ruhu bile duymuyor. Ben bugün maddi bir yıkımdan bahsedeceğim çünkü şu aralar yaşadığım yıkım bu. Birilerine çok güvenmemek lazım herkes sözünün eri olmuyor borcuna sadık kalmak mazide kalmış. Karşısındakinin zor durumda kalacağını düşünmeden hayatına devam eden insanlardan bahsediyorum. Nasıl bir vicdan sahibisiniz bilmiyorum ama sizin ahlakınız konusunda şüphelerim var,emdiği süt helal olan herkes borcunu öder. Kimse kimseyi zor durumda bırakmaz yani insan olan tabi,? Kimsenin ahı yerde kalmaz. Yenilen her haram bir yerden bir şekilde çıkar,kimsenin hakkı kimsede kalmaz. Senden çıkmasa sevdiklerinden çıkar ama yine de çıkar………..ANLAYANA
SAYGILARIMLA