Sunday, September 23, 2007

AŞŞKKKKKK


Ben belki de hayatımın en mutlu hafta sonunu geçirdim. İstanbulun bu kadar güzel olabileceğini düşünmemiştim hiç. Vapurla karşıya geçerken sevgilinin sıcacık ve şefkatli kollarında olmanın mutluluğu,taksim de alışveriş yapmaktan yorulmanın bu kadar keyif vereceğini aklımın ucundan bile geçiremezdim belki de. Ama bu hafta sonu bunu resmen kanıtladım. Çay içmek bile bu kadar güzel olmamıştı hiç. İnsanın yatağında onu sevgiyle kucaklayan kolların beklediğini bilmek insana bu kadar mı huzur verir. Sabah uyanır uyanmaz sevdiğin adamı görmek,onun öpücüğüyle uyanmak ne güzel bir haz anlatılması imkansız resmen. Ben hayatımın erkeğini buldum sanırım bu güne kadar neredeymiş bilmem ama artık benimmmmmmmmm. Valla kim ne derse desin aşk başka bişey insanı canlardırıyor,uyutmuyorkısacası yeni bir sen yapıyor. Tabi bunda benim aşkımın gerçekten adam gibi adam olması da çok ama çokkkkkk önemli.
Canım aşkım sen şu anda yoldasın keşke daha çok kalabilseydin,sana doyamadan gittin. Ama Allah yolunu açık etsin. Güle güle git ki tekrar koşa koşa gelebilesin bana. Bayramı dört gözle bekliyorum….

SENİ SEVİYORUM BEBEĞİM.

Wednesday, September 12, 2007

eeee BEN AŞIK OLDUM ama.........


Bir süredir hiç bişey yazamamış olmamın nedeni yeni hayatımın hazırlıkları. Evet yeni haytım diyorum çünkü ben 15 günlük çiçeği burnunda İstanbulluyum. Ya henüz hiç bişeye alışamasamda,sürekli yanlış yerlere gidip kaybolsam ya da durakları kaçırıp ta tuzlaya kadar gidip geri de dönsem seviyorum burada olmayı. Özellikle evimin camından denizi görmeyi,martıların sesini duymayı,aşağıya indiğimde Kadıköy iskelesindeki o dehşet kalabalığı biyerlere koşuştururken izlemeyi,balık ekmek yemeyi,Taksim Nevizade’de bira içip eğlenmeyi,Ortaköy’de kumpir artı bi de boğaz turu yapınca iyi ki de yerleşmişim diyorum buraya. Ama bu kadar güzellikleri varken bir şehrin bu kadar da ürkütücü olması ne tuhaf değil mi! Mesala gece belli bir saatten sonra dışarıda yalnız olmak insanın içini ürpertiyor,ya da sokakta gündüz de olsa kapkaçcı tehlikesi,saatlerce otobüsle gidilen yollarda ayakta kalmak,nereye giderseniz gidin sıra beklemek zorunda kalmak… bunlar da bi kaç dezavantajından biri… ama ne tuhaftır ki ne olursa olsun içine alıyor bu şehir sizi sanki yavaş yavaş ve sinsice esiri ediyor gibi. Ve işin tuhafı siz bunun farkında olsanız da hoşunuza gidiyor hiçbir tepki vermiyorsunuz.
Neyse esas benim anlatmak istediğim farklı bir değişiklik var hayatımda bir süredir. Sanki hayatım boyunca aradağım kişiyi bulmuş gibiyim,ve bu güne kadar onsuz geçen zamana acıyorum. O kadar yanlış tercihimin üzerine gelen doğru kararım canım aşkım. Her ne kadar şu anda yan yana olamasak da benim kalbim,ruhum ,bedenim yani her zerrem seninle birlikte. Ne zaman telefonum çalsa midem gıdıklanıyor,kalbim çalkalanmaya başlıyor. Şu sıralar seninle yatıp seninle kalkıyorum,aklıma her geldiğinde yüzümde tuhaf bir gülümseme beliriveriyor,sanki gençleştim,yenilendim gibi. Bunca zaman sen nerelerdeydin,kiminleydin bilmiyorum ama hayatıma aniden ve olmadık bi şekilde girip kalbim oluverdin.Ve iyi ki de oldun. Ben sende tekrar can buldum sanki. Seninle her şekilde her şeye varım bebeğim ve istediğin her yerde seninle hayatımı geçirebilirim. Canımsın,ruhumsun,bitanemsin….

SENİ SEVİYORUM AŞKIM…HEM DE ÇOKKKK…..