NEFRETİMLE EŞDEĞER

İnsan hayatı karmakarışık. Bir yanda kavgalar,bir yanda savaş,açlık,felaket,ihanet derken bunların dışında ve çok uzakta ama aslında bir o kadar da yakında beliriven aniden yeşillenen aşk var insan hayatında. İnsanı alıp diyardan diyara gezdiren,imkansızlıkların önünü tutan,hayatı güzel yapan,insanın içinde ateş böcekleri uçurtan,kalp atışlarını hızlandıran yani kısacası yaşama yeniden ve daha güçlü bağlayan bir duygu AŞK. Tutar yapışır kolunuza,esiri eder sizi,tıkanıp kalır mantık,kalp girer devreye hayat bulur tende. Ve siz bu karmaşa içinde ordan oraya savrulurken bir de bakmışsınız ki aşıksınız hem de sokak köpekleri gibi umarsızca. Ömrünüzün en uzun,ve belki en kısa ya da ayrımına bile varmaya fırsat bulamadığınız bir yolda başlarsınız koşmaya son hızda. Saatte yüz yirmi sekiz bin kilometre hız yapsanızda siz yol bitmek bilmez bazen kavuşamazsınız aşkınıza,mesafeler girmiştir araya,lanet eder durur yürek ama aşk var ya serde her şeye göğüs germeye değer bu bedende.
Aynı senin bana yaşattığın, elimden tutup kavradığın ,bana sıkıca sarılıp bana her şeyinle teslim olduğun gün öğrendiğim,içine tamamen düşüp neden seni daha önce tanımadığıma lanetler yağdırdığım,hayatımda seninle anlam bulan ve var olan bir duygu aşk benim için.
Ve en garibi de birdenbire ve apansız çıkıverdin karşıma. Umutlarımın tükenmesine beş kala,uçurumun tam kenarında,fırtınanın ortasında,aşk özlemiyle yanıp tutuştuğu,hülyalara daldığım bir anda, hayatıma giren kadın demiştim ya moloz yığınları kalkar ama zaman alır,bitti enkaz temizliği yemyeşil topraklar üzerinde kocaman bir saray kurdurdun bana. Keşke varlığın hep baki kalabilseydi hayatımda,ellerin,güzel ve anlamlı gözlerin bana yön verseydi,varlığını hissedebilseydim ta ki sonuna dek hayat denen bu karmaşanın içinde. Çok denedim,kendimle ve duygularımla savaştım,hatta çevremle,aynalarda kendimden tiksindim,inadına seviyorum diye haykırdım,intikam ateşi kapladı bütün yüreğimi,benliğimi ve ruhumu,aldattım,senin bana yaşattığını yaşatmak için,her yapışımda kendim yandım senden çok,denedim silip atmayı her şeyi kalbimden ve beynimden olmadı; olamadı. Kaldıramadı bu harab ve bitap kalp bu kadar sancıyı ve sarsıntıyı,ağır geldi ihanetin acısı aşkın gücünden. Sevişirken,elini tutarken,ya da seninle konuşurken içim yandı tam 1,5 yıldır ve belki de hayatımın en acı ama en iyi olabilecek,benim beynimdeki kurtların işini en aza indirgeyecek kararı verdim. Seni ve aslında bizi bitirdim resmiyette. Belki de kendi ipimi çektim ama her gün ölüp ölüp dirilmektense bir kere ve tam; adam gibi bütün gururumla ve haysiyetimle ölmeyi seçtim ben gülüm. Seni göremediğim gün belki sonum olur derdim ama senin ihanetin bizim sonumuz oldu. Kahpelikler içinde ve ruhlarımızın orospulaştığı bu yaşamda, senin saflığın kalmalıydı be gülüm hep kalmalıydı bu …..lının kalbinde,bilirsin nasıl sevdi bu can seni,taptı,taç yaptı bu gönlüne. Değer miydi be gülüm anlık zevkler için bir ömürlük mutluluğun köprüsünü yıkmaya değer miydi….
Neyse; uzun lafın kısası hal böyleyken ve bunları yaşarken ben karanlığımda, bugüne kadar bana kattığın ve verdiğin her türlü yardım ve destek için sana hayatım boyunca müteşikkir olacağım. Unutma senin arkanda adamın hep olacak sen orada olduğunu görmesende hissedeceksin bebeğim,bende hep kalacaksın,hayatımın bir yerlerinde olacaksın hep,akşamları baktığım gökyüzünden sana yıldızlar göndereceğim her ne kadar sen fark etmesende. Yokluğun bana çok zor gelecek,içim çok yanacak,kalbimde açılan delikten geçen rüzgarlar sürtünecek ve ben iç yangınları içinde hatırlayacağım seni,belki yüreğim bir kez ya da bin kez daha yanacak seni her düşündüğümde,ve sana saklayacağım kalbimden aşkınla erittiğin yağları,ta ki can bulana kadar tekrar senin bedeninde. Mutlu kal,dik ve sağlam dur hayata karşı,korkma,ve hep benim arkandaki varlığımı anımsa. Unutma günün en karanlık zamanı şafaktan önce yaşanır bebeğim.
Beni benden alan gülüşün senden hiç eksik olmasın. Hoş kal hoşça kal imkansızım….
SENİ SEVİYORUM……….
No comments:
Post a Comment