Wednesday, August 23, 2006

UNHAPPY HOURS


Canım çok sıkılıyor ama nedenini bilmiyorum,yani nedensizlik içinde neden arıyorum kendime. Ve son zamanlarda lanetlendiğimi düşünüyorum,özellikle de aşk konusunda. Ben hiç mi aşık olamayacağım acaba diye düşünmüyor değilim yani bu durumda düşünüyorum demek oluyor. Olaya neresinden bakarsam bakayım konuyu neresinden ele alırsam alayım boş bir kalbim var ve ne büyük bir tezattır ki ben deli gibi aşık olmak istiyorum. Acaba nerede yanlış yapıyorum ki! Karşıma çıkanların adam gibi adam olmamaları benim suçum mu ya da gerçekten bir eksiklik mi var bende benim çözemediğim onu anlayamıyorum. Geçen bir arkadaşımla konuşurken ona sordum”bende ne eksik sence diye”bana cevabı şu oldu “sende değil sana banklarda var o eksiklik diye” yani bu cevaba dayanarak sevinmem ve aslında eksikliğin bende olmadığını anlayıp daha bir sıkı sarılmam lazım olaylara ama bende o güç yok. Yani tekrar aşık olabilecek kadar yetenekli ve güçlü hissetmiyorum kendimi. Olayı mantığa dökeyim dedim yani bulayım birini ki denedim her şeyi mantıksal biçimde halledip evleneyim dedim olmadı. Bir gün iki gün baktım sıkıldım. Ortak muhabbet bile yok aramızda o kendi aleminde ben kendi alemimdeyim. Sonra vazgeçtim mantık falan bana göre değil. Ayaklarımın yerden kesilmesi lazım benim,ona bakınca gözlerimden aşk damlaları fışkırmalı,kalbim saatte 128.000 km hızla çarpmalı,falan filan and the fishmekan olmalıyım yani. Hayatımdaki durağanlık beş aydır sürüyor ve belki de daha çok sürecek ne zaman biter henüz kestiremiyorum. Çünkü henüz içimdeki aşk enkazları tam olarak temizlenmedi,moloz yığınları arasına yeni bir bina inşa etmek ne kadar doğru olabilir ki zaten belki de bu yüzden böyleyimdir.
Olsun bea bunlar da geçecektir elbet. Çıkmayan candan ümit kesilmez derler ya Allaha şükür yaşıyorum hala,sert ve dik duruyorum ayakta,yıkılmıyorum,yıkmıyorum,uslu ve ağır idame ettiriyorum hayatı. Belki de bir uçurumun kenarındayım ama korkmuyorum attığım adımlardan ve inadına gülümsüyorum hayata hatta kahkaha atıyorum uzaktakilerde duysunlar diye,birleştirsem buradan İstanbula’a yol olacak dertlerimi içimde tutuyorum bir gün karşılaşıp sahibine dökmek için içimi,kusmak için kinimi ve nefretimi ve sabırla bekliyorum bu devranın tersine dönmesini. Dünya çok küçük bir gün bir yerlerde karşılaşırız elbet ve bu sefer ben mutlu sen benim gibi.
SAYGILARIMLA

3 comments:

fatihcam said...

bu ne terhis bu ne bahama kuşkusu :-)
bazen içimden kaçmak geliyor gitmek firar etmek .bilenleriniz bilir.galiba olacak bugünlerde.bekleyenler beklemeye devam etsin.biliyorum çok ÖZLEdiM ben de.ama olmuyor işte yapamıyorum.içime şeytan girdi çıkaramıyorum.

blackswanm said...

hayat bize olur olmaz oyunlar oynuyor.kim sobeleyecek,en hep ebe oluyorum

blackswanm said...

m